Tüp Bebekte Düşük Riski Daha mı Yüksektir?

0

Tüp Bebek ve Düşük

Kısırlığa karşı bir umut ışığı hükmünde olan tüp bebekte düşük riski konusu bebek sahibi olmaya niyetlenen bu durumdaki kişileri endişelendiren bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunda tüp bebek konusunda yeterince bilgilendirilme yapılmamasının da rolü vardır. Genel bir bilgi vermek gerekirse gebeliğin 20. haftasından önce oluşmuş bebek kayıpları “düşük” olarak nitelendiriliyor. Düşüğü tetikleyen unsurların başında kromozomlar konusunda bir bozukluğun bulunması gelmektedir. Düşük riski gebeliklerin geneline bakıldığında %15 oranında seyretmektedir. Embriyonun yumurtada tutunamaması düşüğün biyolojik açıklamasını teşkil etmektedir. Dolayısı ile tüp bebekte de normal gebelikteki kadar düşük riski bulunmaktadır. Doktorla daha sıkı bir ilişki bulunduğundan tüp bebekte bu risk daha düşüktür denebilir.

Düşük Riskini Artıran Faktörler

Tüp bebekte düşük riski normal gebeliklerdeki kadar olduğuna göre normal gebelik ve tüp bebekte düşük riskini artıran faktörler konusuna değinilebilir. Öncelikle 35 yaşından sonra hamilelik, düşük riskini artırmaktadır. Geçmişte yaşanan düşük vakaları da yeniden düşük yapma olasılığını artıran unsurlar arasındadır. Kronik rahatsızlığı bulunanlar, genetik problemleri olanlar, enfeksiyon ve virüs faktörleri, sigara ve alkol gibi zararlı maddelerin tüketimi, rahim anomalileri, kullanılmakta olan ilaçlar, biyolojik ve kimyasal toksinler, babanın ilerlemiş yaşı, fazla kilolar – obezite, fiziksel kazalar düşük riskini artıran unsurlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Sayılan bu faktörlerden birini veya birkaçını yaşayan anne adayları normal gebelik ve tüp bebek tedavisinde de düşük risk grubunda yer almaktadır.

En Büyük Düşük Riski Unsuru

Bebeğin kromozomları tüp bebekte en büyük risk unsuru olarak belirmektedir. Gebelikte meydana gelen embriyoda kromozomal bozukluk söz konusu ise düşük riski maksimum derecede demektir. Bu durum da gebeliğin sonlanması anlamına geliyor. Kimilerine göre bu durum doğanın bir kanunu olarak genetik sorunlu bebeklerin dünyaya gelmemesi adına geliyor. Çünkü araştırmalar, genetik hastalıkların pek çoğunda kromozomal bozukluklar olduğunu gösteriyor. Bu nedenle bebeklerin engelli bir şekilde dünyaya gelmesi söz konusu olmaktadır. Ancak burada ifade etmekte yarar bulunan bir husus tüp bebekte kromozomal bozukluk riskinin normal gebeliklerden daha fazla olmadığıdır. Doktorların tavsiye ve talimatları dinlenmek suretiyle tüp bebekte düşük riski daha da yukarı çıkarılabilmektedir.

Tüp Bebek Özelinde Düşük Riski

Üreme hücrelerinin laboratuvar ortamında birleştirilmesi operasyonunun söz konusu olduğu tüp bebekte düşük riski bu operasyondan kaynaklanabilecek bazı olasılıklara da bağlıdır. Yanlış embriyonun transferi, transfer esnasında embriyonun zarar görmesi ve embriyonun rahme tutunamama durumları tüp bebek özelinde düşük risklerini oluşturmaktadır. Öte yandan gelişen teknoloji ve diğer ilerlemelerin bir sonucu olarak PGT yani Prenatal Genetik Tanı adı verilen bir metot bulunmaktadır. Anne rahmine transfer öncesi embriyonun incelenmesi şansını tanıyan PGT, genetik kusurlu olan embriyoların elenmesi fonksiyonunu görüyor. Bu şekilde kromozomal bozukluğa bağlı düşük riski minimize edilmiş olunmaktadır.

Bir önceki yazımız olan Tüp Bebeği En Fazla Kaç Defa Denenebilir? başlıklı yazımızıda okumanızı öneriyoruz.


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here